Tepenin başında sırtımı asırlık ağaca dayamış oturuyorum. Hafif hafif esiyor rüzgar. Ben yine uzaklara bakıyorum. Gözlerim bir açık, bir kapalı…
Bugün tek bir sigara buldum. Ve içerisinde birkaç tane kalmış bir kibrit kutusu. Kararsızlık halindeyim. Yaksam mı sigarayı, yakmasam mı? Ama şimdiye kadar hiç sigara içmedim ki. Ya alışkanlık olurda bir daha bırakamazsam?
Derken elimde oynadığım kutudan bir kibrit çıkardım. Tam yaktım kibriti aklıma alışkanlık haline getirdiğim bir kötülük geldi. Evet bir türlü tedavisini bulamadığım kötü bir alışkanlık. Kibrit yanmaya devam ediyordu ama ben onu farketmiyordum. Düşüncelere dalıp gittim:
“Yıllar yıllar önce, sevmenin kelime anlamını bilmediğim zamanlarda biri ellerime bir kitap tutuşturdu. Önceleri anlam verememiştim. Bakıyorum içerisinde ne bir önsöz var ne de bir yazı… Bomboş bir kitap. Ne adı var ne de sanı…”
Aa kibrit sönmüş. Ama sigaramı yakacaktım! Neyse bir tane daha çıkarttım ve yaktım. Kibritin ateşine baktıkca o kitap geliyordu ve o kötü alışkanlığım…
” Birgün o bomboş kitabın içerisinde bir şeyler yazdığını gördüm. Hayretler içerisinde kaldım. O kadar güzel bir el yazısıydı ki ve o kadar güzel sözler ve şiirler… Ama nasıl olur dedim kendi kendime. Kim aldı kitabı ve bu yazıyı kim yazdı? Herkesten o kadar gizliyordum ki kimse bulamazdı ve kimse ulaşamazdı. ”
Ah, elim yandı. Hiç fark etmemişim ateşi. Üff canım yanıyor yaa. Ne zor bir işmiş sigara yakmak. Nasıl da sızlıyor parmaklarım. Herşeye inat bir kibrit daha çıkardım ve yaktım. Bu sefer başaracaktım. Ateşin o ince dumanını görünce yine dalıp gittim eski günlere:
” Artık gece gündüz uyumuyor kitabı gizli gizli alanı yakalamak için nöbet tutuyordum. O kadar çok kafama takmıştım ki yemeden içmeden bile kesilmiştim. Sadece o anın gelmesini bekliyordum. Hırsızın gelmesini bekliyordum.
Bir sabah güneşin henüz yeni uyandığı bir zamanda hırsızı gördüm. Ve bir köşede iyice yaklaşmasını bekledim. Tam kitaba birşeyler yazmaya başladı ki…”
Üff yine parmaklarımı yaktı ateş. Bir kötü alışkanlığım olsun dedim onu da beceremedim sanırım. İşte son kibrit, son şans, son ihtimal… Tam yakacaktım ki yine aklıma sigaradan daha büyük bir kötü alışkanlığım geldi. Zaten hiç çıkmıyordu ki aklımdan. Düşününce tövbe ediyordum belki de kendimce…
“Sessiz sessiz yaklaştım hırsızın yanına. Bir yandan birşeyler mırıldanıyor diğer yandan kitaba birşeyler yazıyordu. Yaklaştıkca söylediği şeyleri anlar gibi oldum. O kadar sihirli sözlerdi ki daha önce hiç bu kadar güzel sözler duymamıştım. Artık hergün gelen kişinin o olduğundan emindim. Hızlıca omzundan tutum kendime doğru çevirdim. Bir de baktım ki eli ben yüzü ben herşeyi ben olan biri. Ama nasıl olur dedim kendi kendime. Ben buradaysam o kim? Ben oradaysam buradaki kim?… ”
Bir elimde sigara, yanmayı bekleyen.Ve bir elimde kibrit, yakmayı bekleyen. İşte aklıma yine o kötü alışkanlığım geldi, sen geldin…
Abdulkadir TAŞDELEN
Hikaye: Kalemin yaz dediklerinden…
03.07.2010 23:07
VN:F [1.9.1_1087]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.1_1087]